1992.

güçlü ağrı kesici almadığım için mi bilmiyorum, bugün hiç kolay geçmedi benim için. çok sağlam bir ağrım var. ağrı kesici aldı mı gözümü açamıyorum. alacaksam bile uzun uykular uyuyabileceğim zamanlarda almalıyım. yarın dersten sonra, güzel bir gün. salı iş gününe de hazırlar beni.

essay’imi yazdım ama geride bıraktığım 1 aylık sürede, istediklerimi başaramamış görünüyorum okul ile ilgili. özellikle 31 ocak’taki dersi kaçırmam, beni çok zor durumda bıraktı. testten kaldım. şimdi de zar zor yazıyorum observation essay’imi. bu da 100 puan. test gibi. o yüzden dinlene dinlene, ara vererek yazıyorum. uyuyakalmışım saat 5 gibi. öyle bir kalkışım var ki, aman tanrım essay diye.

tamam kötü ilerliyor ama o gün ölmedim, nöbet geçirmedim ya, bu da büyük başarı benim için. bundan sonra zorlarsam, düzeltebilirim hala dersle ilgili durumumu.

bir blog önce de paylaşmıştım. haklı olsa bile, haklılığını savunamıyor ve ağlıyor çocuk kalpli. en sonunda da düzeniniz batsın diye tekme atıp gidiyor. sağdan ikinci benim. o gün haklıydım, çünkü kuzenim beni kazıklamıştı ama annem bana inanmak yerine, onu seçmişti. 1992, teyzemin düğünü, en sağdan fırlayan çocuk benim.

sanırım, insanlardan ümidi, o gün kesmeliydim…

en sevdiğim arkadaşlarım birinin eşi, öldü bugün. ben de tanır, çok severdim. bir ilaç firmasının sahibiydi. pandemi ve kur farkı yüzünden, yakın zamanda batmıştı. üzüntüsünden öldü adam. çok üzüldüm. az gezmedim yatı ile. beni de çok severdi, instagram’daki noel paylaşımlarıma bayıldığını iletirdi hep arkadaşım aracılığı ile. partiden, kutlamadan, eğlenceden çok hoşlanırdı. hayat dediğimiz şey, bir anda gidiyor elimizden.

şu an yırtsam bile, yakın gelecekte, ben de üzüntümden ölebilirim. korkunç bir şey yaşadım. ilaçla bile gözlerim doluyor. ilk günler 8mg’a çıkmıştı klonopin, şimdi sadece 2 mg. 8mg unuttuyor tüm acıları ama günü de komple siliyor. şu an tarih olarak 4 şubat’ta gibiyim. oradan sonrası kopmuş. 13 gün geçmiş aslında. keşke yarın sabah uyandığımda, geride bırakmış olsam her şeyi. en çok da onu, geride bırakabilsem. aklıma bir an bile gelmese. olanları düşündükçe, gözyaşlarım durmuyor.

bunu hak etmemiştim. yazıklar olsun sözü bile anlamsız kaldı, yaşadığımın yanında.

yarın sevgililer günü. okul sonrası, yatağımda uyuyarak geçireceğim. ağrıdan kıvranıyorum. normalde, bir restorana giderdik ama şu an ihtiyacım olan son şey, akşam michigan donarken, dışarı çıkmak. soğuktan da etkileniyor sırtım. sürekli sıcak tutmam lazım. hala inanamıyorum, biri ile öyle çarpıştığıma. paralize bile olabilirdim. aptal herif. ikimizi de mahvetti. benim de sonum, ameliyat olabilir. yarın mr’a gireceğim, o zaman belli olacak.

snowboard işi bitti diyor herkes. benimse arabamda hala snowboard’um var. gerçi anahtarı bende değil arabanın. geçen yıl başıma gelenlerden sonra, kimse bana güvenmiyor normal olarak. yollar da tehlikeli. yerdeki karın, sadece noel’de olmadığı bir kış oluyor. burada kış, bazen mayıs’a kadar sürüyor. bir keresinde, easter’da yağmıştı.

bakalım, sevdiğim hindistan cevizli çikolatalar olacak mı bu yıl. sevgililer gününden daha önemli bir şey benim için.

olmalı.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.