winter in april.

git yerine yat derler ama gidip yatamıyorum yerime. öncelikle, hem ödevler oldu hem de test iyi geçti. 350 puandan en az 250 alırım. kaybettiklerimi de, %10 ceza puanından kaybederim. eğer geç girerseniz bir teste, 100 aldığınızı varsayın, bu 90 oluyor. son 3 hafta, 1 test 2 assignment kaldı. şu an 700’lü puanlardayım. 840 puan ile D- ile geçme şansınız var. olacak gibi. olsun zaten, çok zor zamanımda uğraştım. özellikle de dün gece uyumadım.

kar yağıyor. üzüldüm buna ben çünkü tüm doğa uyanmıştı. ağaçlar, çiçekler, hayvanlar. özellikle de hayvanlar, yumurtalamıştı bile. sincaplar yaz kış iyi durumdalar, sadece -20C’de yuvalarına giriyorlar ama bu 2 ördek, sadece yiyecek bulamadığında gelir. video çekerken, gerildiler yoksa üstlerine kar dolmuştu.

bugün koşamayacak kadar uykuluyum. sadece bebeklerimi ve çocuklarımı görmeye, sonra akşam yemeğine gideceğim ama en kısa akşam yemeği olacak. beginner seviyesinde sosyal hayatı kuruyorum şu an ama bugün ne oldu!

blake ile lucas’ın annesi ile uzun uzun konuştuk. oğluna hediye vermem için sormam gerekiyordu. facebook’tan yazdım. ABD’de her şey facebook üzerinden yürüyor hala, instagramı sadece 2000 kuşağı kullanıyor gibi. aileler de beni ekliyor, onlar da merak ediyorlar çocuklarına nasıl biri eğitim veriyor. çok ilgilendi benimle. bana hep mesafeli yaklaştığını düşünürdüm. bir de kendi kendime, acaba çocuklarıyla tüm gün zaman geçirmemi mi kıskanıyor. alakası yokmuş. kendi sıkıntıları ile boğuşuyormuş. blake’in doğum günü partisi için konuştuk. bana kırmızı pelerin ve kral tacı lazım. onu, sınıf sınıf gezdirip, bu bizim gelecek kralımız demek istiyorum o halde.

newborn king seni. dünyanın en sevimli herifi. bir şey daha öğrendim bugün. blake 7 aylık doğmuş. durmamış annesinin karnında. 2 ay hastanede kalmış. hastaneden çıktıktan sonra yeniden hastalanmış. ciddi bir sıkıntı yaşamışlar.

çocuk aynı ben…

blake sadece benim değil, çoğu velinin ve öğretmenin, keşke sen de benim olsan dediği bir bebek. yani bebekti. artık kimse istemiyor. insanlar çok nankör ya. çocuk usluyken, hareket edemiyorken, hepsi aldı hevesini. bir tek ben kaldım şimdi. yaramaz çocuk evet ama siz hiç mi çocuk olmadınız. ne yapıyordunuz, tüm gün koltukta oturup, televizyon mu izliyordunuz. biz 3 kardeş, annemiz evde yoksa, tek kale maç yapardık. kaç kere salonun camını kırdık hatırlamıyorum.

üzülme blake, iyi günde kötü günde, ölüm bizi ayırana kadar. hiç üzülme, ne olursa olsun yanında olacağım. kavgaya bile giderim seninle. yani keki terk edemiyorsam, seni hiç etmem, merak etme.

neyse, çok blog oldu annecim. herkesin kafasını şişirdim dünden beri. ben de anlayamadım. böyle birden konuşma isteği yüklendi, ek sainleştiriciyi bırakınca.

çok yoruldum. kaç saattir ayık olduğumu hesaplayamayacak kadar kafam çalışmıyor şu an. gerçekten yerime yatmam lazım.

kalbine…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.