5.30

yeni bir başlangıç için, harika birgün. 5.30.2022. numaralar ve kapılar hakkında, uzun zamandır bir yazı daha yazmak istiyorum ama zorlanıyorum çünkü tüm örnekler, üzümlü kek üzerinden. yani bu konuda biraz hayal kırıklığına mı uğradım, yoksa sevindim mi karar veremiyorum. bazı şeylerin sihirli olması gerekiyordu. buna çok inanmıştım. olmayınca yıkıldım ama şunu da biliyorum, bağımız hala bu rakamlar üzerinden. birlikte denemişiz meğer. zaten tek başına olacak bir şey değildi. bu kadar güçlü olamazdım.

valiz hazırlamakla başladı günüm. hiçbir şey unutmamak adına, çok stresliyim. ben her zaman bir şey unuturum…

yılın ilk 5 ayı, korkunçluydu benim için. hayatım boyunca ettiğim tüm küfürleri, sadece 5 ayda etmişimdir. sinirli, stresli, depresif ve hastalıklarla dolu geçti. tam iyileştim derken, hayatımın nöbetini geçirdim. bu korkunçtu. hala biraz, klonopin geri çekilmesi içindeyim, çok az miktarda antipsikotik kullandığım için. böyle diyordu üzümlü kek, dün gece. başka sorunumuz yok yani diye kızdım. benim için, her zamanki gibi zor bir tatil olacak. bunu bana yaşatacak, hissediyorum.

onu da konuştuk. bu tatile beraber gidebilirdik ya da iptal edip, beni başka yere çağırabilirdini anlatmaya çalıştım.

ben türkiye’yi kastetmiştim, görüşemeyiz diye. birleşik devletler kocaman bir ülke. herhangi bir yerine gelebilirsin, ben de oraya giderim. beraber bir eğitim programına yazılabiliriz. belki de gönüllülük yaparız bir yerde. hala şu an yaşadığın şehre de gelirim ama sen hiçbir şey yapmadıkça, benim bu motivasyonum her geçen gün, biraz daha düşüyor, olmayacak nasıl olsa diyorum üzümlü kek…

tüm rüyalarında döneceğimi gördün, başkaları tarafından döneceğim söylendi, neden bu kadar inanmamak diye sordu. kendine konuş, dedim.

ayrıca korkan kişi ben değilim. daha maddy’i kapımdan döndürmedim, seni döndüreceğim öyle mi? ocak ayında korkunç bir şey oldu. neden özür dilemek bu kadar zor? bu noktada seviyor mu yoksa hastalığı mıyım diye düşünüyorum. belki de takıntınım. belki dalga geçiyorsun? herkese rezil etmene ne gerek vardı? o mail neyin nesi? ben kaldırdım dün william yazısından o satırları, sen bunu ne zaman yapacaksın? ben ölünce, mezarımın başında mı?

yani yıkılan çamların, haddi hesabı yok. üzerine de trip üstüne trip. o noktada işte, tüm ümitler kayboluyor. gidesim geliyor ve dünkü gibi bir finale yaklaşıyorum.

ben gerçekten ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi çok uzun zamandır bilmiyorum. tükendim. tek adım atacak halim kalmadı. karşımdaki bir şeyler yapacak mı? bu kişi her şeyden önce benim arkadaşım, ben çok yazdım burada, sana ilk arkadaşlığımızı sorarım, bu çok önemli diye…

benim arkadaşım nerede?

başka şeyler de yazıldı bu bloğa. yani zavallı cinsel hayatımdan tut da, o pisikopatın beni nasıl kaçırdığı ile ilgili yazılar, eşimin, covid’in ilk zamanları, telaşlanıp, bana ilaç vermesi, becca ve emanuel’in sözleri, kusmuklu nöbetlerim…

bunlar, hiçbir zaman okunmaması gereken şeylerdi. özellikle ilk söylediğimi okuduğunu anlayınca, yerin dibine girdim. hiç hoş değildi. bu arada tamamen durdu. saymadım. belki de 2 yıl oldu.

hadi ben bugün her şeyi geride bırakayım ama sen de eskisi gibi biri ol artık. içindeki çocukluk ve iyilik ölmesin. kendine yardım et.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.