go back to sleep.

şu an elimde, bir sürü, kesilmiş, içine mesaj dolması gereken kalp var. dün, herkes birbirine güzel şeyler yazsın, kapısına assın denildiği için, onları yazmaya çalışıyorum şu an. içimden gelen 4 kişi var. geri kalan 26 kişiye hiçbir şey yazmak istemiyorum. zaten, dün bu kalp işini duyunca, hah dedim, mahvoldum. benim kapım bomboş kalacak. yanılmadım da. bu sabah 3 tane vardı sadece. yarın 3 tane daha olur en fazla. başkalarının kapısı böyle değil. nasıl bu kadar sevilmedim, anlayamıyorum. başladığım günden beri, güler yüzlü, herkese yardım eden biriyim ama kimsenin umrunda bile olmamışım…

kendimi övmek değil amacım. yazınca böyle, ben de sevmiyorum. sosyal ve ekonomik seviyemin, uymadığı bir işte çalışıyorum. eğitim ve kariyer de aynı şekilde. kimse ne yazık ki, büyük resmi göremiyor. buna inanmıyor. burada çalışıyorum ve mutluyum’u anlatamamışım. neyse ki, bebeklerim ve aileleri biliyor. onlarla kurduğum ilişkiler de, zarar verdi. benim yaşıtlarım hepsi. tabii ki 20 yaşında insanların, arkadaşı olmayacaklar. benimle olacaklar. ben daha kendim, 4 yaşın altını kaldıramıyorum. limitim 34 şu an.

bebekler olmasa ve direktörüm, bugün bırakmıştım aslında. insanlar ve sahte gülüşlerinden bıktım. eğitim menajeri ile de büyük sıkıntı yaşadık. gerçekten bir tatile ihtiyacım varmış. umarım, sıkıntısız giderim. en fazla 2-3 yıl devam ederim bu kreşte. o bile fazla aslında. daha profesyonel bir şey yapmalıyım. çocuk alanında, insanı yardıma geri dönerim muhtemelen. psikolojim kötü diye bırakmıştım. o zaman kötü bile değilmiş. yıllar geçtikçe, her yaşatılan şey de, biraz daha kötüye gittim.

molamda, doktorumu aradım. kreşte yaşadığım olumsuz olayı, anlatmam ve yardım almam gerekiyordu. ilaçlarımın dozunu arttırdı. ilaç tedavisi altındayken bile, tükenmişlik sendromuna girdiğimi düşünüyor.

katılıyorum. tükendim. ilk yorgun düşüşümde de, nöbetle bitecek.

hayatım boyunca, görmediğim, yaşamadığım şeyleri yaşadım 3,5 yıldır. tek bir özürle, hepsi geride kalabilirdi ama o özür gelmedi. onarılmadı. kalbimde iyileşmeyen, yaralar açtı. ne yapsam da, ne kadar denesem de, tek başına, altından kalkamadım. gerçekten, erken yat, alkol alma’dan daha fazlasına ihtiyacım vardı.

1-2 hafta, uyumak ve iyice dinlenmek istiyorum gerçek hayatta da. düzenim çok bozuldu. düşündüm de, ben her zaman hiperaktiftim ve bunun sonucu çok uyurdum. yeni bir şey değil. çocukluğumdan beri böyle. mahallemizdeki çocuklar, yazın, eve akşam ezanı ile girerdi. ben ezanı bekleyemezdim. erkenden yemeğimi yer, yatardım. onlar yemekten sonra bile çıkar, apartmanların ziline basıp, kaçarlardı.

ben uyurdum…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.