i love you baby bush.

haklı ile haksızın savaşına, beynimde ara vermek için, yola çıkıyorum birkaç saat içinde. eşimden aldığım bilgilere göre, telefon hattının çekmediği, kabindeki internetin de çok kötü olduğunu şimdiden söyleyeyim. elimden geldiğince, blog yazmaya çalışacağım. gerçek hayatta da, sosyal medya hesaplarımda, bazı mutlu pozlar görülebilir. bunlar, yalan olarak, düşmanlarım için çekilecek olan pozlar. gözüne sokacağım hepsinin. başka kimse alınmasın. onları üzen ve yaralayan, tek şey bu! bu dilden anlıyorlar. ashley, benim facebook’umda ekli değil. hiçbir zaman eklemedi beni. bizim, en baştan iyi başlamadı zaten. görmez ama dedikodusu 1 günde gider. karayiplerden bile, daha pahalı olan bir yer. yani, utancımdan söyleyemiyorum kaldığımız yerin ücretini. kanada, her şeyde olduğu gibi, bunda da insanlara zor zaman yaşatıyor. bence herkes tarafından görülmesi gereken bir yer. daha gitmedim ama eşim sürekli fotoğraf paylaşıyor. eğer rüzgar olmazsa, harika fotoğraflar çekebiliriz. tamamen şans.

geldiğim gibi, 3 gün çalışıp sonra da vermont’a gidiyorum. bu sene, eşimin senesi oldu. gelecek sene içinse, gerçekten planlarım var. onu pek içermiyor. yazın, dağa çıkmayı seviyor. onun da istediği bu. ben bu dağ işinden, bazen çok sıkılıyorum. yani tamam bunda, doğal güzellik için tırmanacağız da, vermont’ta neden hemen bir tepe bulduk!! cenazeye gitmiyor muyuz. 2 gün uyuyalım işte, göl evinde. yasımız var. ayrıca 3 gün kalıp, döneceğim ben çalışmak için!

bu arada, vermont’a, araba ile gidiyorum. dünyanın, en ızdırap verici, yolculuklarından biri. çünkü eşim, annesi, eşim ve ben, iyi bir yolculuk kombinasyonu değiliz. o aracın içinde, sürekli kavga oluyor. her yerde de duruyoruz.

iyi olmaya gidiyorum. iyi olmam gerekiyor. düşmanlarım var artık. maddy en kötü kişisi değilmiş kreşin. hala kötü ama daha kötüleri var. sadece benden daha zekiler. maddy de aptal. duygularını sinsice gizlemiyor. bunlar gizliyor.

kafamın içinde olmalarını bile hak etmiyorlar…

yazdan kışa, küçük bir mola. çok özlememiştim kışı aslında. zaten noel’e de 4 ay kaldı. ben daha süsleri, 3. odadan yeni kaldırdım. neyse, umarım annem gelecek de, şenlendirecek noelimi. o gelsin, kendi yatağımı ona verip, ben daybed’de yatacağım. biraz uykuya yatırım yaptım biliyorum ama. bu dünyanın sorunları ile, 12 saatten fazla uğraşamıyorum.

keşke 9’u bile beklemesem. 6’da yatsam. ben, üzümlü kek’ten bile bunu daha çok istiyorum. zaman, yetişmiyor. iyi uyuyamazsam da, dünyayı herkesin başına yıkıyorum.

tamamen masum değilim hiçbir konuda ama insanı köşeye sıkıştırıp, çıldırtıp, tepki gelince meleği oynamak, beni çıldırtıyor. kreşte bu oluyor. yani bir insan, adını doğru söyleyemiyor diye, dalga geçmek mi gerekir? bana, herkes yanlış isimle sesleniyor. sorun bile etmiyorum. işi, tehlikeye atıyorsun, ne diyeyim? senin için hapis bile yatarım mı? sabrın ve sevgin yoksa, git başka yerde çalış. tüm çektiklerime neden olan, son 1 ayda başlamış biri.

bizim işimiz bir çeşit, gönüllülük işi de. yani, kazandığımız para, iyi bir yaşam sürme standartların, altında kalıyor ABD’de. bu işi, ancak eşinin iyi bir geliri varsa yapabilirsin. gençlerin hepsi, geçici olarak yapıyor bu işi. ben kalıcıydım aslında. bebeklerimle ve çocuklarımla çok mutluydum.

hala mutlu olacağım. ne yani, blake’ten, lucas’tan mı vazgeçeceğim. william’dan mı, simon’dan mı? hep söylüyorum. kreş benim için, çoğu zaman, akıl hastanesi gibi bir yer. bebekler de, orada benimle birlikte, kilit altında olanlar. belki de, akıl hastanesindeki oyuncaklarım.

oyuncaklar daha bir eşleşiyor. hepsi çok tatlı. insanın içi gidiyor bakınca. onları, bunların eline de bırakmazsın. lucas’ı, benden başka hiçkimse sevmiyor artık. blake’i de sevmeyecekler. abisinden de kötü olacak blake çünkü daha sevimliydi ve abisinden daha çok sevildi. işin içinde bir de ben oyunca, şımarıklığı tavana vurdu.

gözüm gibi baktım…

birini ısırdığında da, komik geliyor ne yalan söyleyeyim. başka çocuklara, bebeklere öyle değilim. onlara da yumuşağım ama komik bulmuyorum.

blake 15 aylık oldu ve hala yürüyemiyor bu arada. yürümesini çok istiyorum ama aynı zamanda, yürüdüğünde benden alınacak ve çocuklarla birlikte, dışarı çıkıp, toddler’larla birlikte, güneşten ıstakoz olacak. kıyamam oğluşuma.

çok seviyorum seni baby bush.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.