calgary, alberta.

sorunsuz ulaştım alberta’ya. gümrük kapısında, sadece pasaportumu, bilgisayarlı bir cihaza okutup, o kağıdı, valizimi aldıktan sonra, bir polise vererek girdim. hayatımda ilk defa, sınır polisi ile bir kapıda, diyaloğa girmedim. bambaşka şeyler kurmuştum kafamda, tamam iyi durumda değildim ama 2 ay önce, abd’ye girerken, arrest görüldü ve soruldu. daha yeni silindi dosyamdam. emin olamadım. kanadalı bir şirkete ulaşmıştım, giriş belgesi için, 6 ay önceden başvurmam gerektiğini söyledi. bir de, 3000$ civarında para alacaktı bizden.

arrivecan üzerinden çözmüş işi kanada polisi.

banff national park’a devam edecektik, kalacağımız yer ordaydı ama eşimin annesi, iyi hissetmiyordu, ben de kötüydüm, eşim de 2 saat gece sürüşü yapmak istemedi ama eşimin babası, otel bulmak istemiyorum gece gece diye kavga çıkardı.

ağlamaya başladım. sinirlerim hepten bozuldu. gidin başımdan, ben eve dönüyorum diye kavgasına kavga ile cevap verdim. alttan alamadım. şu an hiçbir şeyi alamıyorum. ek sakinleştirici kaçınılmaz oldu.

otel bulduk. aldım uyudum.

şimdi gidiyoruz. öğlene kadar uyuduk, dinlendik otelde. çok yorulmuş hissediyorum. bu şekilde 30000 feet tırmanamam. üstelik çok da tehlikeli. kimse yokmuş, doğru dürüst tırmanan. telsizimiz de çalışmamış. dağda cell zaten yok, telefonumuzu kullanamayız. (hala abd hattımı kullanıyorum bu arada, yolda çekiyor) ayılar var. sırtım acıyor, sırtımda ağırlık da taşıyamam. kendimde de değilim, bir yerden aşağı düşerim.

moral olarak, zaten bitmiş durumdayım. böyle bir maceraya atılacak durumda değilim.

tırmanmayacağım dedim eşime. üzüldü ama yapamayacağım, üzgünüm. benim için iyi bitmez.

banff national park, birkaç kısa parkur yürüyüp, fotoğraflar çekeceğim, uyuyup dinleneceğim bir yer olacak. kendi dünyamda bir akıl hastanesi yaratacağım. her yer, yemyeşil. dün uçuştan inerken de yeşildi. iyi hissettirecek gibi. bonus olarak göller ve dağlar da var.

kreşten ve kızlardan da uzak durabildiğimce uzak duracağım. bilmiyorum. dünyalarına girmek çok zor. 2 ay tatilden geldi çok çalıştı ya, şimdi bir de kanada’ya gitti durumu var. gelecek 3 gün çalışacak, bir de vermont’a gidecek durumu var. maddi imkanı olmayan, evinde oturup, onun yerine işe geliyor gibi bir durumda kalıyorlar kendilerine göre. parası olan da, izin alamıyor benim kadar muhtemelen. o da direktörümün beni koruduğunu düşünüyor. bu doğru değil, çünkü ben normalde cuma günleri çalışmıyorum. eylül’ün 2. haftasına kadar, tüm cumalara söz verdim. çalışma günlerimi değiştirdim sadece.

bu yüzden, bir düşmanlık var. bir de lead olunca, bir de doğum günleri, ailelerle yakınlık.

ne bileyim. kreşte çocuklarla çalışıyorlar. sanıyorsunuz ki, hepsi iyi insanlar. kendiniz gibi insanlar.

öyle yanıldım ki…

hiçbir şeye güvenim kalmadı. sadece bebekler ve çocuklar için ordayım artık. zaten çok şey yaşadım çalıştığım 9 ay boyunca. yeter bir yerde. hepsi birkaç kelime oyunu ile, tüm pisliği üzerime atıyor, beni çıldırtıyor, sonra meleği oynuyor.

şu an, beni ayakta tutan tek şey, o bebekler ve çocuklar. onlar yüzünden, bu mutluluğumdan olmayacağım.

bu 2 tatil de, onların bir şeyleri görmesi için çok iyi olacak. ben olmayınca, neler çalışmıyor, neler eksik, çok iyi görecekler.

yokluğum belli olur benim.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.