happy birthday.

internetim olmasa da, buraya da ulaşıyor üzümlü kek. merakı, gün içinde hep hissediliyor. biliyordum zaten, hep tıklamalar değildi onu hissettiren. hiç istememişti tırmanmamı ama düşündüğü gibi de olmamıştı. başarmıştım. tarihler, 31 temmuz’u vurduğunda, krallık’ta güneşimizin rengi değişti. o gün, onunla hiç konuşmamak olmazdı. eski günlerden birine ihtiyacımız vardı. şu sabahtan akşamlara kadar, iki sincap gibi birbirimizle oynadığımız, tepelerden aşağılara kaydığımız, uzun sohbetler ettiğimiz, yorulunca birlikte uyuduğumuz, kendimi sık sık kucağında bulduğum, gülüş dolu o günlerden birine…

canlandım birden. uzun zamandır kalbinde, ölmüş yatıyordum. sevindi üzümlü kek. sarıldı. bir daha yapma bunu, çok özledim, gidince ikimiz de mahvoluruz, bize bunu yapma, üzüldüğünü biliyorum ama son bir şans istiyorum, söz veriyorum her şeyi düzelteceğim, görüşmemizin bir yolunu bulacağım, diyordu.

ah üzümlü kek dedim, bunu bloğuma yazınca bile ya 4’ten az bir rakamda tıklayacaksın ve ben bir daha üzüleceğim. hastalandım kek. şubat ayından beri mental olarak hastayım. bu az tıklamalar, beni daha da hasta etti.

biliyorum çünkü yazdığın karakterlerden biri de hastalandı. aynı 2015 yılı gibi oldu. 1 kere tıkladığımda, yapma bunu anlamı da var, belki canım yanıyor ne olur yapma manasında da kullanıyorumdur, diyor.

belki de, diyorum, gerçek hayatta duymadığımda, öyle zor ki bunları tahmin etmek.

federal izin kullanacaksın 1 yıl sonra, bir sürü şey yapabiliriz beraber, diyor. yaşlanıyoruz üzümlü kek, yazı bekle , noel’i bekle derken, gözlerimin etrafındaki çizgiler belli olmaya başladı. adil değil bir yıl sonraya gün vermek, zaten gelmezsin de, çok söz verdin böyle, hiçbirini tutmadın, diyorum.

kesinlikle başaracağım çünkü başarmak zorundayım, diyor. ah üzümlü kek, yazı bile beklememelisin ki çünkü son anda plan yapılmaz, çok daha önceden gelmelisin, bu plan şimdiden yatmış bir plan, sen aylar öncesinden plan yapmazsan, başkaları yapıyor, beni sürüklüyor, şu an o yüzden bu dağda uyuyorum, zaten belki de aklımda kuruyorum, ne bileyim…

hayır, bir parçasıyım, gerçek hayatta, bunun geçtiği yazılara üst üste tıklıyorum, diyor.

belki de, arkadaşlarınla dalga geçiyorsun üzümlü kek.

allah bunu söyleyenin belasını versin, hayatımı mahvetti gerizekalı, diye ağlıyor.

2016 yılında, doğum gününde, sana bir şarkı armağan etmiştim, onu yeniden söyleyebilir miyim kucağında, diyorum. tamam diyor, sonra başlıyorum söylemeye…

sen tanrıdan hediyesin,

baharlısın şenliklisin,

şarkı bitince, sensiz hissedilmiyor bunlar, diyor. son sözlerim dökülüyor ağzımdan uyanmadan önce.

ben hep yanındayım, ayrı olsak bile, bu hayatı sadece seni sevmiş tamamlayacağım. üzümlü krallık’ta da sonsuza kadar buradayım.

ölmüyorsun o zaman, diyor.

hayır ölmüyorum. doğum günün kutlu olsun kek. seni çok seviyorum…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.