shadow lake lodge.

gezinin, basından beri algım çok düşük. hiçbir şeyle de ilgilenmiyorum. zaten eşim ve babasının, her liderlik mücadelesi de kavga ile bitiyor. annesi ile benim, tek yaptığımız şey, onları sakinleştirmek. ABD’de farklı ölçü birimi kullandığımızdan dolayı, her şey yanlış not edilmiş durumda. birden fazla yerde kalıyoruz, gitmek istediğimiz yerlere göre. neyse ki sonunda, shadow loke’e ulaşacak ve orada 3 gün, stabil bir şekilde kalacağız diye avutuyorum kendimi. tırmanıştan sadece 1 saat önce, aslında 14 km’lik bir tırmanış serüveni olduğunu, yolun başlangıçta düz ve hafif tırmanışlı ama sonradan, tırmanma şeklinde ilerlediğini öğreniyorum. bu noktada çantamla göz göze geliyorum. 3 günlük kıyafetim, montum, spar ayakkabım, bilgisayarım ve suyum, 15-20 kg’ı buluyor. birçok kişi için sorun olmayabilir ama benim sırtım için var. bir şekilde sırt çantamı, ilk defa layığı ile kullanmaya karar veriyorum. tüm ağırlık belime oturacak şekilde ayarlıyorum. o an, eşimin babasının, neden onlarla gelmemi istediğini anlıyorum. onların yanında biri lazım. eşim uzun parkurda tırmanış yapacağı için, acil durumlarda, koşacak ve yardım isteyecek birine ihtiyaçları var. benim hallerime de güvenmiyorlar ama gerçek neden, iki insanın 75 yaşında, bunu son kez denemek istemesi. insanların olacağı, bir parkur olduğunu düşündüğümüzden, yanımıza radyo sinyalili gps almıyoruz, nasıl olsa birilerinde olacak diye. geziye, 2 tane getirdiğimiz gps cihazılardan biri de zaten çalışmıyor. çalışanı, daha tehlikeli bir parkura çıktığı için eşime veriyoruz.

tüm ağırlığı, belime vermeyi başarıyorum. yavaş hareket ediyoruz. bana göre çok yavaşlar, benim 4 saatte bitireceğim tırmanmayı, 9-10 saatte bitirecekler. her şey, yolun yarısına gelene kadar iyi gidiyor. yoruldukları zaman duruyoruz. o sırada ben de, sincapları izlemenin tadını çıkarıyorum. hepsi ufak ve tombullar. çok komik görünüyorlar. onlara yasak olduğu halde, yiyecek bırakıyorum.

moladan sonra, işler ters gitmeye başlıyor. eşimin annesi, 100 metre gitse, iyi hissetmiyorum diyip duruyor. bir süre böyle molalar vererek devam ediyoruz. eşimin babası, yine hesaplamalarda yanlış bilgi veriyor. ona göre 2km kaldığı için, sürekli eşini motive ediyor ama başarılı olmuyor. eşimin annesi, ne yazık ki düşüyor ve konuşamayacak kadar, bilincini kaybediyor.

böyle bir durumda, ben yardım almak için koşacaktım. sadece 2km kaldığından ve başıma bir şey gelmesini de hesaba kattıklarında, çantanı da al, öyle git diyorlar. bunu yapmalıyım çünkü bir sorunumuz daha var. çevremizde ayılar var ve taze dışkılarını, yol boyunca gördük. ayı spreyinden başka da, hiçbir şeyimiz yok kendimizi savunacak. bu kısmı düşünmüyorum artık. 2km ve botlarla, sırtımda ağırlıkla koşacağım. yakın olduğu için sorun etmiyorum, suyumu da onlara bırakarak, koşarak tırmanmaya başlıyorum. her attığım adım, doğru bir karar verdiğimizi söylüyor çünkü parkur, gerçek yüzünü göstermeye başlıyor, dikleştikçe dikleşiyor. sonuçta, 6500 feet’e çıkıyorum. nasıl olsa 2km diyip, sıkıyorum dişimi.

biz insanlar, kendimizi çok hafife alıyoruz. acil ve hayati durumlarda, inanılmaz güçlerimiz var.

2km bir türlü bitmiyor. susuzluktan geberiyorum. sonra yolda bulduğum, göl sularını elime doldurup, içmeye ve kendimi soğutmaya başlıyorum. artık suyun içinde ne varsa var, mideme indirmeyi, göze alıyorum. kendim de, aşırı sıcaktan bayılabilirim. hava şansımıza sıcak, 25-30 derecelerde.

nasıl oluyor bilmiyorum ama birden bir güç geliyor. artık az kaldığını düşünüyorum ve canavar edasında, botlarla, dağda koşuyorum. ayaklarım acımaya ve iyi nefes alamamaya başladım ama umursamıyorum. 1-2 dakika yavaşlayıp, tekrar hızlı koşuyorum. yolda, eşimin annesinin, ölmek üzere olduğu her aklıma geldiğinde, bastıkça basıyorum.

2.15’te onları terketmiştim. bisiklet parkedilen bir alanda oturmuşlardı. 3.00’da, kalacağımız lodge’a varıyorum. tam aksiyon alabilmeleri için, zaman üzerinden, yol hesaplaması yapıyorlar. bulundukları yeri tarif ederken, aslında 4km yüksekliği, 45 dakikada koştuğum ortaya çıkıyor. beni, hemen bir odaya yatırıp, üzerime buz ve soğuk havlu koyuyorlar ve sürekli su içiriyorlar. yardım için de, 3 uzman dağcı ve 1 hemşire, koşarak onlara gidiyor, radyo cihazları ile. o an, helikopter çağrılıyor. yatakta, endişeli bir şekilde, onları beklerken, dağ maratoncusu olup, olmadığım soruluyor. hayır, sadece düz rampada koşabiliyorum, diyorum. o an fark ediyorum ki, rampada bile, en az 3 ay çalışarak, elde edebileceğim bir hızı, botlarla ve sırtımda ağırlıkla, susuz bir şekilde, bir solukta koşmuşum. hiçbir yerim de ağrımıyor. ayaklarım yaralı sadece.

eşimin annesine, lodge’dan koşarak, 20 dakikada ulaşıyorlar. yukarıdan aşağı, sadece yarım hızımda ulaşıyorlar. soğuk tedavi uyguladıktan sonra, sadece sıcak çarpması geçirdiğini anlıyorlar. tekrar, yukarı hareket ediyorlar ve 3,5 saat sonra, bize ulaşıyorlar. bana haber, radyo telsizi ile çok önceden geliyor zaten. artık odama geçip, onları bekliyorum.

sonra uyuyakalıyorum ve ertesi güne kadar uyanamıyorum. eşim geldiğinde bile uyandıramıyor ama uyandığımda, harika bir yeşillikle ve göl, ufak bir kulübede dinlenmek, müzik dinleyip dolaşmak, kitap okumak, beni bekliyor…

çocuk kalpli

5 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Alev Abla dedi ki:

    Bravo vallahi. Maşallah sana anneye de geçmiş olsun.

    Liked by 1 kişi

    1. Bir daha da tırmanmasın lütfen. Tüm ayaklarım ve bileklerim, kan içinde. Dün, aşağıya inerken, hepsini yeniden yaraladım. 75 yaşında biri, daha yüzeysel bakmalı yolculuklara, sonuçta benim hayatım da tehlikeye girdi öyle koşunca. Uzun lafın kısası, gerek yok.

      Liked by 1 kişi

      1. Alev Abla dedi ki:

        Bence dağa tırmanmak başlı başına donanım ve sağlık isteyen bir spor çok haklısın. Bir daha tırmanmasınlar. Sana da tekrar geçmiş olsun.

        Liked by 1 kişi

      2. Yarin, gol evine gidiyoruz Vermont’a, orada da dog var, kosarak cikarim ama biri katilirsa esim disinda, vazgecerim. Sadece kano yaparim.

        Liked by 1 kişi

  2. craig lock dedi ki:

    Reblogged this on Craig's Travel Blog.

    Beğen

Üzümlü Krallık için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.