who you say you are.

kreşte ilk günüm kötü değildi. biraz üzüldüm çünkü ilk geldiğim an blake’in, bahçede oynayacağını ve annesinin öyle istediğini duydum. içime doğmuştu ama biraz da biliyordum. bugün değilse, yarın gidecekti. artık 1,5 yaşında bir bebekti. molamda gidip oynadım onunla. zaten sınıfıma gelmeye devam edecek, çocuk ve öğretmen sayılarına göre hep birleştiriyoruz sınıfları. tamamen gitmiş değil. abisi de early preschool sınıfına geçmiş. sınıfına girdim sarılmak için, yeni arkadaşlarıyla kuduruyordu. en yaramazlarla arkadaş olmuş hemen. ne güldüm.

gittikten sonra yokluğum anlaşılmış. sabah sınıfıma girdiğimde, içeride hayvan beslenmiş gibiydi. susturuldum evet ama, sınıf benim yerime konuşmuş ben giderken. ailelerden de, şikayet üzerine şikayet almış. keşke vermont’a gitmesen, batırdıkça batırıyor sen yokken, dediler. benim derdim bebekler, burdaysam işimi yaparım, değilsem bir şey diyemem ona diyip sıyrıldım. manyak mıyım, uyarı notu 1 kere veriliyor, 2.’de kovuluyorsun. bir şey desem, bağırarak ağlamaya başlayacak ve bir anda çocuk kalpli bana kötü davranıyor diyerek yardım çağıracak. bir anda kurban olacak, ben de cezalandırılacağım.

bunu bir daha yemem.

ikinci üzüntüm, ben dağdan koşarak inerken, birisinin dağ da ne, üstüme iyilik sağlık, benim alakam yok bu işlerde, diyerek karşıma çıkması. görüşmekten hoşlanmıyormuş, ben ondan ne istiyormuşum, ne yapacağını bilmiyormuş. ilk üzüldüm ama sonra çok güldüm. allah’ı da aldı yanına. oh, ne güzel bir el yıkamak bu böyle…

7 ay daha, o mailin üzerine çaba harcadım. eğlence bitmemiş meğer. diyecek bir şeyim yok. ben zaten, çok uzun zamandır istiyordum.

banff’e gitmeden önce, kreşte tartışmaların yaşandığı günlerde, reçetemdeki ilaçları çift dozda almaya başladım. beni hızlandıracağı için, 1 aylık 2mg klonopin yazıldı. ne evdekiler ne de eşimin ailesi bir şey diyebildi, çünkü aldığım not çok ciddiydi ve çok sinirliydim, başıma bir iş gelecekti, işimi de bebeklerimi de kaybedecektim. gezide kullanmak istemedim. belki gezmek, doğada dolaşmak yardım eder, dedim.

öyle de oldu aslında. dağdan aşağıya, yeniden umutları olan, yeniden geleceğe inanan biri olarak indim. 2 gün bile sürmedi her şeyi mahvetmesi. 3. gün de gelmiş, sen benden ne istiyorsun, diyor?!

senden hiçbir şey istemiyorum, gitmenden başka. hayatımdan, sosyal medya hesaplarımdan, bloğumdan ve telefonu her ellediğim anı nasıl anlayabiliyorsan o mecradan, gitmeni istiyorum…

geceleri yeniden klonopin alacağım. düzenli ve az miktarda. 1 aydan sonra da adım adım düşüreceğim. kaç ayda onarırım her şeyi bilmiyorum ama karşıma çıkılmazsa, bunu yapacağımı biliyorum. ben bu şekilde evlendim…

ona bir anaokulu öğretmeni tavsiyesi.

elini yıkadın, suyla oynama artık, hasta olursun.

çocuk kalpli

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.