mother and aunt.

1 yıl boyunca, başkaları ile gezersin ama cenazene, becca gelir. kyle aradı birkaç saat önce, instagram’da bir şey paylaşmışsın, evi topla sana geliyor, diye. hemen tüm delilleri ortadan kaldırdık ama ben bugün derse gitmedim, bunu biliyor.

becca gelemedi ama telefon etti, gözleriyle gördü. sakın akıl hastanesini aklından bile geçirme, asla koymam bir daha seni oraya, çok daha kötülerini yaşadın, böyle dediğim için üzgünüm ama onların annesi değilsin, hepsinin annesi babası var, hata yaparlarsa, kendi sıkıntıları, sevdiğin şeyleri, normal bir şekilde sevmediğini bilmiyorum ama o kurum, seni o kişiden bile, daha çok üzdü, ben de istiyorum çocuklarımın bebek hallerine dönmek ama değişiyorlar, seni her şekilde unutacaklardı, sen de onları, güzel hatıraları al ve en kısa zamanda zihnen de ayrıl, o yerden, dedi.

annem de buna yakın şeyler söylemişti. çılgınlık, biri seni böyle sevsin istemem, kıskanırım, vaftiz annem dediğin gün, kalbime indi o kadın, dedi.

vaftiz annem de harika bir insandır ama bir anne, farklı gözle bakıyor işte. bilmeyenler olabilir ama becca benim için arkadaştan çok, teyze gibidir. annemin kıskanması gereken asıl kişidir. teyzem bile buna bilse, beni bir temiz döver. teyzem bana çok düşkündür. onun da blake’i bendim o gençken.

hayatımdaki ilk 31 rakamına attığım mesaj kimin umrunda, benim bile değil. birine veda edemeden ölmesini istemedim. ayşe’nin, biz gülüp eğlenirken, toprağın altına girmesi, hiç çıkmıyor aklımdan. arayacağım demiştim. arayacaktım. konuşamadık. öldü.

benim, hiç muhattap bile olmamam gerekir evet. bu ve ablası hiç sorun değil, bunlar tüm gün belkide benim hakkımda konuşuyorlar ama annesi, tüm şehre, bu konuşulanları haber servisi yapıyor. sürekli annemin kulağına geliyor. kadın bana takmış durumda. benim çocuklarım, buranın kafasından çıkamadı, bu nasıl başardı diye kuduruyor. senin çocuklarını, annem bile geçti. kadın tek başına, bir tek ingilizce kelime bilmeden geldi buraya. var mı sende bu cesaret? tek başına gelsene. çocukların burada yaşasa ya?

asıl kaçtığım şey, jamie’yle olan ilişkimdi. çocuklarının yüzüne baka baka, onun mimiklerinde kayboluyordum az kalsın. zaten tüm hayatım boyunca, çocuklarının yanında olmak istiyordum, o hiç sevmese bile bunu istiyordum.

ya bir de severse. hiç hoş değil.

evet ben aşığım bu çocuklara. lucas, blake. blake, hergün abisine benzemeye başladı ama abisinin, gerçekten güldüğünde, ortamı şenlendiren şaşkın, biraz deli mavi gözleri var. blake’in biraz daha koyu gözleri. ikisi de ilk traşlarını, çok geç oldular. 2 yaşına kadar, doğru dürüst saçları olmadı. herkese ama herkese gülüyorlar. ikisi de güzel kalpli 2 çocuk.

çok tehlikeli işler. ne gerek var şimdi. insanlarla bu yüzden yakınlaşamıyorum çünkü sevdiğimi gerçekten çok seviyorum. simon’ı da seviyorum ama annesi alisha ile çok saygılı bir ilişkim var.

kişilik olarak daha çok lucas’ım ben. yaramaz, sevimli, kalp koyan ama karşılık bulamayınca, dünyaları yıkan. annem, sadece william, simon ve kennedy’i gördü. sen william’sın, dedi.

william’ın bendeki lakabı angel son’dır. ilk kez birine vurduğunda, kalp krizi geçirecektim. şu an hiç iyi değilim diye tanımladım o saniyeleri. william, arkadaşına vurduktan sonra ağladı. vurduğunun umrunda bile olmadı. belki de annem haklıdır. william’dır. yüz hatlarımız da benziyor zaten. saçımız aynı.

becca şunu da diyordu: o insanların hepsi seni sevdi, sana değer verdi, sana zaman yaratıp, herkes evine geldi, hiçkimse sana, sadece çalışan gözü ile bakmadı, herkes çocuklarını ne kadar koruduğunun farkında, ben yapamazdım ama bir bebeğin annesi, direkt sicilini temizledi, kadın ne gördüyse sende, sana sahip çıktı, biraz iyi şeylere odaklan, sakın o yatakta tüm gün yatma, çok fena bozuşuruz diye sonlandırdı…

canım çok yandı. canımın hiç bilinmedik bir yeri yandı. bilindik bir acı değil. kolay değil. çoğu insanın anlayabileceği bir durum da değil ne kadar yorum yapsalar da.

cennette çalışıyordum ya ben…

tüm kanatlarım koparıldı ve düştüm oradan.

ama kendimle birlikte, videodaki şeytanı da indirdim. arkasındaki şeytanı da. ayrıca, neden sorumluluk alayım. yarın birgün ortaya çıkacak ve konu tekrar bana gelecek, neden uyarmadın diye. birine böyle olmuştu bizim kreşte. aylarca o da soruşturma altındaydı.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.