bush boys.

sonunda, dolu dolu kar yağmaya başladı. hava karanlık olsa bile, azıcık huzur veriyor beyazlık. bebekleri ve çocukları düşünmediğim tek an yok. gözüm, çalan şarkıya göre hep yaşlı. hayatım boyunca, yaşadığım hiçbir travmaya benzemiyor. bir şeyler de var üzerinde düşündüğüm. blake’in üzümlü krallığa ulaşması, kapıdan son kez çıkarken, tesadüfen lucas’ı görmem ve her zaman kafasını koyduğu gibi uyuyan çocuğun, o gün uyumaması. her şeyin onunla başlaması ve onunla bitmesi. çocukları çok sevmem ve onların da beni çok sevmesi. simon da bambaşka, william da öyle ama onlar ilk heyecan, ilk göz ağrısı dedikleri…

en güzel dönemlerine denk gelmek…

bush boys.

zaten bunca sıkıntıyı, bugüne kadar, sırf onların hatırına çektim. aileler yazıyor, çocukların gözü seni arıyor diye. dün kennedy’nin annesi yazmıştı ama ben uyuyordum, çok geç gördüm mesajını. alisha, kocaman bir yas geldi koridorlara, dedi, gülen suratının, eksikliği hissediliyor.

bırakma nedenim zaten buydu. uzun süredir yalandan gülüyordum ve artık yapamayacak hale gelmiştim. i can’t be nice noktası derler ya, ordaydım.

kendimden bir şeyler de bıraktım. her cuma pijama bayramı oldu. ilk yapan benim. eskiden yapanlar olmuş ama bırakmışlar. birbirinden sevimli pijamalarım, herkesin ilgisini çekti ve cuma günleri comfy günleri ilan edildi. sonra herkes pijama ile geldi.

bebekleri odadan odaya, bebek yatağı ile taşırken, ses çıkaran oyuncak kullanırdım. yatağa bir de isim vermiştim baby bus diye. zamanla bir tanım oldu. baby bus’ı ne zaman kaldırıyoruz diyorlardı. anlamı bebek sınıflarını birleştirmekti.

saçma sapan şeyler yaptım bugün. internetten, ev adreslerine baktım, sık sık oradan geçebilmek için, en yakın kiliseyi saptamaya çalıştım belki pazar günleri gidiyorlardır diye. yazın, alışveriş yaptığım süpermarkete geliyorlar biliyorum ama kışın çok zor. kışın ben bile gitmiyorum, hep online.

hiçbir şey yaptığım yok, uyumaktan ve netflix izlemekten başka. yarın yıkanmayı düşünüyorum. umarım başarabilirim. şu an çok zor geliyor. insan formuna dönmem lazım. duşu bir alsam, gerisi gelecek.

çocuk kalpli

ps: twitter mavi tık, benim de beklemediğim bir şeydi, takipçi sayım yeterli değildi ama bloğun, özel bir blog olduğuna karar verilmiş, yazar olarak da çocuk kalpli gerçek adım sanılmış olacak ki, sanatçı sayıldım. herhalde çizimlerin de benim olduğunu sandılar. başvurduğum an, onaylandı. özel bir çabam olmadı.

bloğum 100.000 tıka ulaştı birkaç gün önce. keşke eskisi kadar da yazabilsem.

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Cindy Georgakas dedi ki:

    Congratulations! 👏

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.